Ana Sayfa

Yeni üyelik

Linkler

İrtibat

Sitemap

Video´lar

Küçükyakalı

  Hoşgeldiniz Misafir [Giriş] - 52 Misafirler ve 0 Üyeler Online - Pazar, 20.05.2012 23:02

  

  Detaylı arama �

  Ana Sayfa

  Arama

  Derneklerimiz

  Downloadlar

  Etkinlik Takvimi

  Eğitim Yardımı

  Forum

  İrtibat

  Künye

  Maillingliste

  Misafir Defteri

  Radyomuz K.Yakali FM

  Site Haritası

  Tarih Bilgileri

  Yâren Kültürü

  Yeni Yazı Gönder

  Arşiv

  Video´lar


 • Giriş

Kullanıcı:

Şifre:

Otomatik-Giriş


- Şifreyi unuttum?

 • Dosyalar
 • Haberler

http://www.kaya-leeuwarden.nl


http://www.kucukyakali.de/page.php?modul=FormMaker&fid=14

mehmetcik.jpg


Konuyu göster

 Arama | Yardım | En iyi yazılar

 


FORUM KURALLARI > Küçükyakalı Köyü > Küçükyakalı Forumu

Isgalin 58.Yili


Baskı versiyonunu göster

Sadece kayıtlı üyeler yazabilir!
[Giriş] [Kayıt]
 

 Yazılar: [1 - 4 dan 4]

Sayfalar:

Yazan

Başlık: Isgalin 58.Yili

Bilal Aydos
Yazılar: 15

Junior Member 

hazırlanan tarih 06.10.2006 23:53 | İlgiler: 837 | IP kayıtlandı | #161

15 Mayıs 2006, İsrail işgal devletinin resmi olarak kuruluşunun ve BM tarafından kabul edilişinin 58. yıldönümüydü. Ben de bu münasebetle işgalin 58 yılıyla ilgili bazı kısa notlar aktarmak istiyorum.

1. İsrail 58 yıl önce, yahudilere ait herhangi bir toprak parçası üzerinde değil Filistin toprakları üzerinde kurulmuştur. Dolayısıyla 1948"de BM tarafından İsrail olarak gösterilen topraklar da Filistin"dir. Bu itibarla İsrail meşru bir devlet olarak değil, gasıp ve işgalci bir devlet olarak kurulmuştur.

2. İsrail"in kuruluşu zannedildiği gibi yahudilerin veya siyonist örgütlerin bir başarısı değildir. Bu devletin kurulması emperyalist güçlerin, özellikle de 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyanın en büyük sömürgeci devleti olan Büyük Britanya"nın yani İngiltere"nin desteğiyle ve onun bazı vaadlerine aldanarak Müslüman halklara ihanet edenlerin yardımlarıyla kurulmuştur. Söz konusu ihaneti yapanların başında gelenler de Mısır kralı Faruk ile Mekke Şerifi Hüseyin ve onun oğulları gelmektedir. İşgal devleti, bugüne kadar ki varlığını ve gücünü de yine emperyalist devletlerin desteğine ve benzer ihanetlere borçludur.

3. İsrail işgal devleti, Filistinlilerin topraklarını yahudilere satmaları sonucu kurulmuş değildir. Bu iddiayı ortaya atanların çoğunluğunun uluslararası siyonizmle irtibatlı olmaları iddianın arkasındaki niyetleri biraz gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu iddiaların sürekli nakarat gibi tekrar edilmesinin amacı Müslüman halkların Filistin davasına ilgilerinin zayıflatılmasıdır. Gerçekte Filistinliler yahudilere topraklarını satmamışlardır. Bu iddiayı kullananlar hem tarihi yönden hem de bugünkü vakıa yönünden çelişkiye düşmektedirler. Ayrıca ellerinde kuvvetli deliller bulunmadan bu iddiayı dilden dile dolaştıranlar bir halka iftira atmanın vebalinin bir ferde iftira atmanın vebalinden daha büyük olduğunu düşünmelidirler.

4. 58 yıl önce Filistinlilerin tamamının karşı çıktığı şey, Filistin toprakları üzerinde bir "İsrail" devletinin kurulması ve varlığını sürdürmesiydi. Yani o zaman Filistin bir bütün olarak algılanıyor, İsrail"in varlığı ise tümüyle gayri meşru kabul ediliyordu. O zaman zaten Filistin 1948"de işgal edilmiş bölge ve 1967"de işgal edilmiş bölge diye ikiye ayrılmıyordu. İşgal altındaki Filistin ve işgal altında olmayan Filistin diye ayrılıyordu. Toprakların bir "İsrail - Filistin" ayrımına tabi tutulması ise asla söz konusu değildi. Bu ayrım BM kararı, işgalci siyonistler ve onların arkasında duranlar açısından söz konusuydu. Zamanla toprakları İsrail - Filistin olarak ayırma anlayışı Filistinlilerin arasına da girdi. Bunda Camp David Anlaşması, Arafat"ın kabul ettiği Oslo Süreci ve bu süreç içinde imzalanan anlaşmalar birinci derecede rol oynadı.

5. Filistin"deki İslami hareket, Filistin"i bir bütün olarak kabul etme konusundaki ilkesinden bugüne kadar taviz vermemiştir ve vermeme konusundaki kararlılığını sürdüreceğini her fırsatta vurgulamaktadır. Yani Filistin"deki İslami cephenin her iki kanadına (HAMAS ve İslami Cihad) göre de Filistin bir bütündür, İsrail"in bu topraklar üzerindeki varlığı ise gayri meşru bir işgaldir. Bazıları bunu vakıanın reddi olarak görüyorlar. Oysa bu vakıanın reddi değil bir dayatmanın, gayri meşru bir şeyi meşrulaştırma çabasının reddidir. Çünkü İslami hareket İsrail"in varlığını vakıa olarak kabul ediyor ama bunu meşru olarak görmüyor, gayri meşru bir işgal olduğu konusunda ilkesinden taviz vermiyor.

6. Siyonistlerin bütün politikaları tarihin saptırılmasına, gerçeklerin çarpıtılmasına dayanır. Bu konuda başarılı olabilmek için de insanların gerçeklerle tanışmalarına engel olmaya çalışırlar. Amerikan halkına yönelik yayınlarında sürekli, Filistin"in aslında boş bir araziden ve çölden ibaret olduğunu, kendilerinin girip ihya ettiklerini ileri sürdüler. Oysa bugün beş milyon Filistinli yurtlarından zorla çıkarılmış mülteci hayatı yaşamaktadır. Zaten arka arkaya gelen iki intifada sebebiyle Filistin gerçeğini, dünyadan tecrit edilmiş ABD halkı da biraz görmeye başladı.



[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]

[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]

[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]
 

   

 

Bilal Aydos
Yazılar: 15

Junior Member 

hazırlanan tarih 07.10.2006 00:03 | IP kayıtlandı | #162



[quote][i]Bilal Aydos yazdı[/i]
15 Mayıs 2006, İsrail işgal devletinin resmi olarak kuruluşunun ve BM tarafından kabul edilişinin 58. yıldönümüydü. Ben de bu münasebetle işgalin 58 yılıyla ilgili bazı kısa notlar aktarmak istiyorum.

1. İsrail 58 yıl önce, yahudilere ait herhangi bir toprak parçası üzerinde değil Filistin toprakları üzerinde kurulmuştur. Dolayısıyla 1948"de BM tarafından İsrail olarak gösterilen topraklar da Filistin"dir. Bu itibarla İsrail meşru bir devlet olarak değil, gasıp ve işgalci bir devlet olarak kurulmuştur.

2. İsrail"in kuruluşu zannedildiği gibi yahudilerin veya siyonist örgütlerin bir başarısı değildir. Bu devletin kurulması emperyalist güçlerin, özellikle de 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde dünyanın en büyük sömürgeci devleti olan Büyük Britanya"nın yani İngiltere"nin desteğiyle ve onun bazı vaadlerine aldanarak Müslüman halklara ihanet edenlerin yardımlarıyla kurulmuştur. Söz konusu ihaneti yapanların başında gelenler de Mısır kralı Faruk ile Mekke Şerifi Hüseyin ve onun oğulları gelmektedir. İşgal devleti, bugüne kadar ki varlığını ve gücünü de yine emperyalist devletlerin desteğine ve benzer ihanetlere borçludur.

3. İsrail işgal devleti, Filistinlilerin topraklarını yahudilere satmaları sonucu kurulmuş değildir. Bu iddiayı ortaya atanların çoğunluğunun uluslararası siyonizmle irtibatlı olmaları iddianın arkasındaki niyetleri biraz gün yüzüne çıkarmaktadır. Bu iddiaların sürekli nakarat gibi tekrar edilmesinin amacı Müslüman halkların Filistin davasına ilgilerinin zayıflatılmasıdır. Gerçekte Filistinliler yahudilere topraklarını satmamışlardır. Bu iddiayı kullananlar hem tarihi yönden hem de bugünkü vakıa yönünden çelişkiye düşmektedirler. Ayrıca ellerinde kuvvetli deliller bulunmadan bu iddiayı dilden dile dolaştıranlar bir halka iftira atmanın vebalinin bir ferde iftira atmanın vebalinden daha büyük olduğunu düşünmelidirler.

4. 58 yıl önce Filistinlilerin tamamının karşı çıktığı şey, Filistin toprakları üzerinde bir "İsrail" devletinin kurulması ve varlığını sürdürmesiydi. Yani o zaman Filistin bir bütün olarak algılanıyor, İsrail"in varlığı ise tümüyle gayri meşru kabul ediliyordu. O zaman zaten Filistin 1948"de işgal edilmiş bölge ve 1967"de işgal edilmiş bölge diye ikiye ayrılmıyordu. İşgal altındaki Filistin ve işgal altında olmayan Filistin diye ayrılıyordu. Toprakların bir "İsrail - Filistin" ayrımına tabi tutulması ise asla söz konusu değildi. Bu ayrım BM kararı, işgalci siyonistler ve onların arkasında duranlar açısından söz konusuydu. Zamanla toprakları İsrail - Filistin olarak ayırma anlayışı Filistinlilerin arasına da girdi. Bunda Camp David Anlaşması, Arafat"ın kabul ettiği Oslo Süreci ve bu süreç içinde imzalanan anlaşmalar birinci derecede rol oynadı.

5. Filistin"deki İslami hareket, Filistin"i bir bütün olarak kabul etme konusundaki ilkesinden bugüne kadar taviz vermemiştir ve vermeme konusundaki kararlılığını sürdüreceğini her fırsatta vurgulamaktadır. Yani Filistin"deki İslami cephenin her iki kanadına (HAMAS ve İslami Cihad) göre de Filistin bir bütündür, İsrail"in bu topraklar üzerindeki varlığı ise gayri meşru bir işgaldir. Bazıları bunu vakıanın reddi olarak görüyorlar. Oysa bu vakıanın reddi değil bir dayatmanın, gayri meşru bir şeyi meşrulaştırma çabasının reddidir. Çünkü İslami hareket İsrail"in varlığını vakıa olarak kabul ediyor ama bunu meşru olarak görmüyor, gayri meşru bir işgal olduğu konusunda ilkesinden taviz vermiyor.

6. Siyonistlerin bütün politikaları tarihin saptırılmasına, gerçeklerin çarpıtılmasına dayanır. Bu konuda başarılı olabilmek için de insanların gerçeklerle tanışmalarına engel olmaya çalışırlar. Amerikan halkına yönelik yayınlarında sürekli, Filistin"in aslında boş bir araziden ve çölden ibaret olduğunu, kendilerinin girip ihya ettiklerini ileri sürdüler. Oysa bugün beş milyon Filistinli yurtlarından zorla çıkarılmış mülteci hayatı yaşamaktadır. Zaten arka arkaya gelen iki intifada sebebiyle Filistin gerçeğini, dünyadan tecrit edilmiş ABD halkı da biraz görmeye başladı.



[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]

[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]

[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos][/quote]

 

   

 

Bilal Aydos
Yazılar: 15

Junior Member 

hazırlanan tarih 07.10.2006 00:14 | IP kayıtlandı | #163

,

[Yapıldığı tarih 07.10.2006 yazar Bilal Aydos]
 

   

 

Samil Yigittekin
Yazılar: 18

Junior Member 

hazırlanan tarih 09.10.2006 17:51 | IP kayıtlandı | #164

selamün aleyküm
bilal kardesin yazisini okudum kendisine tesekkür ediyorum ancak
sevgili kardes malesef hbazi yerlerde hakli olmakla birlikte hic bir tarihi kaynak göstermeden sadece samiyetinden ve inanci geregi icindeki küfre olan hincini aciklamistir
sunu kabul etmemiz gerekirki bu tarihi konular kaynak gösterilmeden aciklanamaz aciklansa bile farasadan ileri gidemez.
israili emperyalistlerin kurdugu dogru ancak hic bir sömürgeci devlet sebebsiz gelip senin topragina sahip cikamaz.tabiki osmanli ya iahanet edip ingiliz kefereleri ile isbirligi yapan osmanliyi arkadan vuran,
kendi topragini satan filistin halkidir bunlar tarihi belgelerle isbatlidir.
kimki osmanliya ihanet etti belasini buldu,
ancak serif hüseyin olayi tamamen farklidir,
Allah icin serif hüseyin in hayatini iyi okuyun o Peygamberimizin evladi asla osmanliya ihanet etmedi izgilizlerle isbirligi yapmadi lütfen tarihi iyi anliyalim.
hülasa.............................
SERIF HÜSEYINI O HALE GETIRENDE
YAHUDI DEVLETINI KURDURANDA MALESEF OSMANLI YÖNETIMINI ELE GECIREN INGILIZ USAKLARI ITTIHAT VE TERAKKI KEFERELERIDIR
UNUTMAYLAIM KI DISATAKI DÜSMAN BIR SEY YAPAMAZ YETERKI ICTEN HAIN CIKMASIN
OSMANLIYI YIKAN ICTEKI ITTIHAT VE TERAKKICILER ILE INGILIZLERE SATILAN MEZHEBSIZ SAPIK VAHHABI GÖRÜSLÜ ARAPLARDIR
SELAM VE DUA ILE
HAYIRLI IFTARLAR
 

   

 

Yazılar: [1 - 4 dan 4]

Sayfalar:

<< Önceki konu | Sonraki konu >>


 

Forum kuralları:

Kendine ait konu aç izinsiz, yeni konu açabilirsin.
Kendine ait yazıları değiştirebilirsin.

HTML kodu Kapalı
Smilies Açık
BB Code Kapalı


 

  



http://www.aduweb.de

 • Radyonuz K.Yakali FM

RADYO.gif


 • Mesaj Kutusu


 • Anket

Köyümüzün Soy ağacını hazırlamaya ne dersiniz?

Resimli.

Resimsiz!

Farketmez.

Sadece üyeler oy verebilirler!


158 şu ana kadar oy(lar).
13 Yorum(lar).

Sonucu göster
Tüm anketleri göster

 • SON DAKIKA HABERLER
 • Önemli

Üyelik başvuru Formu


 • Chat
Sohbete katil



Page erstellt in 0.662 sek.