|

|
Konuyu göster |
|

|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:24 | İlgiler: 4988
| IP kayıtlandı | #725 |
sadranç ve şah
çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. ileri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe"nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:25
| IP kayıtlandı | #726 |
Dünya,yı sarsan gerçekler
BBC Programcısı Jessica Williams, dünyanın röntgenini çekmiş. Tespitlerini ise "Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek" adını verdiği bir kitapta toplamış. Seyfi öngider"in editörlüğündeki Aykırı Yayınevi"nden piyasaya yeni sürülen bu kitap, oldukça ilginç.
"50 gerçek" olarak adlandırılan aykırılıklar, yanlışlıklar veya sorumsuzluklar, ilk bakışta birbiriyle ilintili gözükmeyebilir. Ama her biri, dünyanın çivisinin üzerine bir balyoz gibi iniyor.
"Yokoluş"a doğru hızla sürükleniyoruz. Kendi ikbalimiz için fır dönerken, bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım...
işte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek:
1- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl
yaşıyor.
2- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
3- ABD ve ingiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik
oranına sahip.
4- çin"de 44 milyon kadın kayıp.
5- Brezilya"daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.
6- 2002"de idamların yüzde 81"i ABD, çin ve iran"da gerçekleşti.
7- ingiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla
bilgiye sahip.
8- AB"deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon,
Afrika"nın yüzde 75"inin günlük geçiminden daha fazla.
9- 70"in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak,
9"unda ise cezası ölüm.
10- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle
yaşıyor.
11- Rusya"da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda
hayatını kaybediyor.
12- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.
13- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.
14- Hindistan"da 44 milyon çocuk işçi var.
15- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.
16- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon
dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.
17- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.
18- 15 yaşındaki ingilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri
sigara içiyor.
19- Washington"daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre
üyesi için 125 kişi çalışıyor.
20- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.
21- 1977"den bu yana ABD"deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve
taciz vakası yaşandı.
22- Mc Donalds"ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını
tanıyanlardan fazla.
23- Kenya"da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.
24- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.
25- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.
26- 150"den fazla ülkede işkence var.
27- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç
kalıyor.
28- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.
29- Dünyanın üçte biri savaş halinde.
30- Petrol rezervleri 2040"da tükenebilir.
31- Sigara içenlerin yüzde 82"si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
32- Dünya nüfusunun yüzde 70"i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.
33- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için
yaşanıyor.
34- Afrika"da 30 milyon kişi AIDS.
35- Her yıl 10 dil ölüyor.
36- intiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.
37- ABD"de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.
38- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.
39- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.
40- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.
41- ingiltere"de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol"un ilk
sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı.
42- ABD, pornografiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.
43- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla
askeri harcama yapıyor.
44- Dünyada 27 milyon köle var.
45- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç
haftada bir Ay"a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.
46- Sıradan bir ingiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.
47- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa"ya satılıyor.
48- Yeni Zelanda"dan ingiltere"ye uçakla getirilen bir tane kivi,
atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.
49- ABD"nin, BM"ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.
50- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin
aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:27
| IP kayıtlandı | #727 |
10 snaiyelik göz kırpmanın sonucu
Gozyasi gorme fonksiyonunun tamamlanmasi icin hayati onem tasir, gozu dis zararlardan koruyor. Uzun sure bilgisayar karsisinda is yapanlar daha az goz kirpmalari gozlerinde kuruluga yol aciyor. Goz kurulugu yas, kullanilan ilac, beslenme ve vitamin eksikligine bagli olabiliyor. Gozlerimizi 10 saniyede bir kirpariz. Ancak bilgisayar ekranina odaklandiginda kisi goz kirpmayi unutuyor. Uzun sure bilgisayar karsisinda calisanlarin goz kirpmayi unutmasi, gozyasinin buharlasarak kuruluk olusmasina sebep oluyor. Bu gozde yanma, kizariklik ve batma hissi olusuyor.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:28
| IP kayıtlandı | #728 |
Otel kapıları
Döner kapıların tek amacı enerji ve yer tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller. üstelik tüm bu işlev kapı çapı kadar yer alır.
[Yapıldığı tarih 06.05.2007 yazar Saliha]
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:29
| IP kayıtlandı | #729 |
salaklık tarihine kimin geçtiğini biliyormusun?
• Jake Fen isimli Macar adam, esini korkutmak için kendini asmis pozu verdi... Eve gelen es kocasini o halde gorünce bayildi..Kapiyi açik gören komsu kadin içeri girince iki cesetle karsilastigini sanip evi soydu.Topladiklari ile çikarken Jake kadina bir tekme atti. Cesedin canlandigini sanan kadin korkudan öldü..Jake beraat etti..
• New York"ta 5"inci caddede bir adama araç hafifçe çarpti. Adama birsey olmamisti.. Soförle konustu ve kalkacakken olayi gören biri yanina gelerek,kalkmazsa sigortadan para alabilecegini soyleyince yeniden aracin önüne yatti. Araç sürücüsü ise adamin gittigini düsünerek gaza basti ve adam öldü...
• Bayan Carson Amerika"nin New York kentinde yasiyordu.. Birgün eglenmek için cenaze isleri yapan bir sirketle anlasti. Sirket eve telefon etti ve bayan Carson"un kalp krizi geçirip öldügünü söyledi . Aile hemen kostu. Bu sirada tabutun içinde yatan bayan Carson birden dogruluverdi. Ama kizi o anda kalp krizi geçirip öldü...
• Romollo Ribaldo issizdi. Pisa kentinde oturan 42 yasindaki bu Italyan birgün, tabanca ile intihar etmeye hazirlandi. Esi onu engellemek icin dil döktü.. Sonunda Romolo aglamaya basladi ve intihardan vazgeçip silahini yere firlatti. Ates alan tabancadan çikan mermi esine isabet etti ve esi öldü...
• Kansas Wichita"daki polis,havaalanı otelinde 22 yaşında bir adamı sahte 16 dolarlık iki banknotu kullanmaya çalışırken yakaladı.
• Güney Afrika Johannesbur"da iki adam birbirlerinin kafası üzerine koydukları bira kutularına ateş ederlerken birisi arkadaşının yüzüne ateş etti.Adam ağır yaralandı.
• Bir şirket,çalışanlarının iş başında güvenli gözlük kullanmalarını teşvik etmek için özel bir film izletti.Kanlı iş kazalarını gösteren film o kadar canlıydı ki 25 kişi odadan kaçtı.13 işçi bayıldı.ve işçilerden biri sandalyeden düşerek kafasını yardı.
• Washington"da bir suçlu hapishaneden kaçtı.Birkaç gün sonra kız arkadaşıyla yemeğe gitti.Ama uzun süre geri dönmeyince kız arkadaşı merak ederek polise haber verdi.Polisler adını duyunca kim olduğunu anladılar ve yakaladılar.
• *Michigan lonia"da sarhoş bir hırsız,iki hizmetçi kızdan nakit para istedi,kızlar parayı vermeyi reddedince adam polis çağıracağını söylerek onları korkutmaya çalıştı.Kızlar aldırmayınca adam gerçekten polis çağırdı ve tutuklandı.
• *Pennsylvania Radnor"da bir şüpheliyi sorguya çeken polis,şüphelinin kafasına metal bir süzgeç yerleştirmiş ve tellerle fotokopi makinasına bağlamıştı.Polisin Fotokopi makinasında şüphelinin yalanlarının yazdığını söylemesi inanan şüpheli suçunu itiraf etti.
iKiZiNi öLDüRDü -
Marko ve Roberto de Solisa adlı iki kardeş, birbirleriylepek iyi geçinemiyorlardı. Roberto"nun sık sık kendisiyle dalga geçmesinedayanamayan Marko, kardeşini, kafasına sıktığı tek kurşunla öldürdü. Bubasit bir cinayet gibi görünebilir. Ancak gerçek öyle değil. çünkü Marko ile Roberto aynı dolaşım sistemini paylaşan yapışık ikizlerdi. Roberto"nun ölümünden 5 dakika sonra, kan dolaşımı duran Marko da öldü.
MAYINLA FUTBOL -
Komboçya"da 2 asker, patlamamış mayınla futbol oynamaya kalkınca hayatlarını kaybetti. Olayı ilginç kılan bir başka nokta, parçalanarak can veren 2 askerin, Kamboçya ordusunun "en iyi mayın uzmanları" arasında yer almasıydı.
TüKüRüK KURBANI -
ABD"nin Alabama eyaletinde 25 yaşındaki bir asker tükürme alışkanlığının kurbanı oldu. Pencerenin kenarına oturarak, tükürüğünü, büyük bir tencere şeklindeki sokak lambasına isabet ettirmeye çalışan asker, dengesini kaybedip 11. kattan düştü.
COLADAKi çiVi -
New Hempshere eyaletinde 10 yaşında bir çocuk, kolasını çiviyle açmaya çalışırken hayatını kaybetti. Kolanın içindeki gaz basıncıyla fırlayan çivi, çocuğun boğazına saplandı ve çocuk yaşamını yitirdi.
öLECEği VARMIş -
Amerikalı bir genç, bunalıma girerek 10. kattan aşağıya atladı. Aynı binanın 9. katında, gencin, birbirleriyle sürekli kavga eden anne ve babası oturuyordu. 8.katta ise intihar eden gencin hayatını kurtarabilecek çelik bir ağ vardı. Gencin intihara kalkıştığı sırada, 9. katta anne ve babası yine kavga ediyordu. Eşine iyice sinirlenen baba, elindeki av tüfeğinin tetiğine bastı. Anne kendini yere atarak hayatını kurtardı, ancak tüfekten çıkan saçmalar, o sırada 9. katın hizasında bulunan gencin başına isabet etti.
• Arizonalı bir adam kelepçelerle oynarken kendini kelepçeledi ve anahtarı bulamadı...
Kendisini kurtarmak için çilingir çağırmak yerine polisi arayınca başı belaya girdi...
Onu kelepçeden kurtaran polisler, ödenmemiş bir kefalet borcu bulunduğunu belirleyince onu yeniden kelepçelediler...
• Gillette şirketi 1902 yılında güvenli jilet satmaya başladığında
yüzlerce erkek satın aldı.Sonra da bu jiletlerin sakallarını kesmediğini
söyleyerek onları çöpe attılar. Gillette yetkilileri, mutsuz müşterilerin
tıraş olmadan önce jiletin sarıldığı kağıdı çıkarmadıklarını fark ettiler.
• Chevrolet, yeni model arabası için "Nova" ismini buldu ama sonra
arabayı Latin Amerika"da satamayacakları anlaşıldı... çünkü "Nova",
ispanyolca"da "gitmez" anlamına geliyordu.
• 1932 yılında Los Angeles olimpiyatlarında Fransız atlet Jules
Noel"in disk atmada kırdığı olimpiyat rekoru sayılmadı. çünkü atışı
izlemesi gereken bütün hakemler, sırıkla yüksek atlama yarışmasını
izlemek için arkalarını dönmüşlerdi...
• 1840"da ABD başkanlığına seçilen William Henry Harrison, çok
soğuk bir günde Washington"da açık havada düzenlenen göreve
başlama töreninde şapka ve palto giymeyi reddederek yaptığı
uzun konuşma sonucu zatürre oldu. Yeni başkan sadece bir ay görev yaptıktan sonra öldü.
• Meksika"daki bir sağlıklı yaşam merkezinin sahibi, vasiyetine
mezarlığın sigara içilmeyen bölümünde gömülmek istediğini ısrarla ekletmeye çalıştı.
• 1971"de toprak kaymalarını incelemek isteyen Japon bilim
adamları, büyük bir yağmur fırtınası efekti yapmak için bir tepeyi yangın
hortumlarıyla adam akıllı suladılar. Bu yüzden tepenin çökmesi sonucu meydana
gelen heyelanda, dört bilim adamıyla 11 izleyici hayatını kaybetti.
• Fransız ordusu, askerlerin mayın tarlalarında yürüyebilmelerini
sağlayan patlamaya dayanıklı botlar icat etti. Fakat botlar o kadar ağır ve
içinde yürünmesi o kadar zordu ki, askerler mayınlarla havaya uçmadan önce
pusuya yatan düşman askerleri tarafından vuruluyorlardı.
1985"de New Orleanslı cankurtaranlar o yıl şehrin havuzlarında
kimsenin boğulmamasını kutlamak için bir parti verdiler. Partide
konuklardan biri boğuldu.
• 1975"de ingiliz bir çift televizyonda en sevdikleri programı
izlerken erkek yarım saat süren bir gülme krizi sonucu kalp krizi geçirerek öldü.
Eşi, cenazeden sonra programın yapımcılarına bir mektup yazarak,
kocasını hayatının son dakikalarında bu kadar mutlu ettikleri için teşekkür etti.
• 1983"de mağazada hırsızlık yaparken yakalanan San Diegolu bir
kadın polislere eğer onu bırakmazlarsa morarana kadar nefesini
tutacağını söyledi. Polisler kadını bırakmadılar, o da gerçekten
ölünceye kadar nefesini tuttu.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:30
| IP kayıtlandı | #730 |
Azrail ve bebek
Allah (c.c.) Azrail"e sordu:
-Ey Azrail... benim emrime ve emirlerime rağmen senin canını almakta müsamaha ve iltimas ettiğin hiç kimse oldu mu? Doğru söyle!
-Ya Rabbi... yalnız bir kere!... diye itiraf ve ikrar etti Azrail...
-Yalnız bir kere oldu bu iş... Bu da bana verdiğin ölüm emriyle gittiğim yerde oldu. çünkü batırdığım gemideki her yolcuyu boğmuş ve öldürmüştüm... Fakat yalnız bir gebe kadın hala yaşıyordu. Ona kıyamadım* doğum halindeydi çünkü!.. Az sonra bu da oldu ve ben kendi hallerine bıraktım kendilerini...
-Hiç de iyi etmedin ya Azrail! dedi büyük idarecinin seslenişi* ve şöyle devam ederek büyük meleğe ihtarda bulundu:
-işte o senin acıdığın ve öldürmediğin mini mini yavru* sonra benimle şirk koşan bir "Nemrud" oldu...
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:31
| IP kayıtlandı | #731 |
selimiye camisi
Osmanlı padişahı ikinci Selim (1524-1574) adına Türk mimarisinin ölümsüz dehası Mimar Sinan tarafından altı yılda bitirilen ve kendisinin “ustalık eserim” diye iftihar ettiği Selimiye Camii bir çok manevi vasıfları sembolize etmektedir.
Camii’nin, tek bir büyük kubbesi (43.28 m. yüksekliğinde ve 31.28 m. çapında) oluşu Allah’ın birliğini…
Pencerelerinin beş kademeli oluşunun islam’ın beş şartını…
Bütün pencerelerinin 99 tane oluşunun Cenab-ı Hakk’ın 99 ismini…
Vaaz kürsülerinin 4 tane olması 4 hak mezhebi…
Mabedin bütün külliyesinde 32 kapının oluşunun islam’ın 32 farzını…
Arka minarelerinde 6 yolun olmasının imanın 6 şartını…
Camii’nin minarelerinde 12 şerefenin olmasının da yaptıran padişahın Osmanlı Devleti’nin 12. padişahı olduğunu göstermektedir.
(alıntı)
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:32
| IP kayıtlandı | #732 |
Evlilik yüzüğü
Evlilik yüzüğü neden hep aynı parmağımızdadır da, neden
işaret parmağı baş parmak ya da serçe parmak değil de neden yüzük
parmağı...
Evlilik yüzüğünü ilk defa eski mısır prensesi nefertiti takmıştır...o yıllardaki
Tıbbın ne kadar ilerde olduğu ayrı bir tartışma konusudur ama yüzyıllar
Sonra anlaşılmıştır ki direk kalbe giden tek damar evlilik yüzüğünü taktığımız Parmaktadır..
Başka hiç bir parmağımızdan direk kalbe giden bir damar yoktu....
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:33
| IP kayıtlandı | #733 |
Parmak Niye çıtlar?
Bazı insanlar her iki elinin parmaklarını birbirine geçirerek ve onları gererek ses çıkarırlar. Yani çıtlatırlar da diyebiliyoruz. çoğumuz buradan gelen sesin kemiklerden geldiğini sanırız, hatta rahatsız oluruz ama nedense bunu yapanlar hallerinden memnun görünürler.
En çok ve kolaylıkla çıtlayan yerler vücudumuzda en çok bulunan sürtünmeli eklem yerleridir. Bu tip eklem yerlerinde, örneğin parmaklarımızda, iki kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü vardır. Bu kapsülün içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir sıvı vardır. Bu sıvının içinde erimiş halde oksijen, nitrojen ve karbondioksit gazları bulunur. Vücudumuzda en kolay çıtlatabileceğimiz eklem yerlerimiz parmaklarımızdır. Parmaklarımız gerilince eklem yerlerimiz düzleşince bu kapsül de gerilir. içindeki sıvının basıncı azalır ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. işte kulağımıza gelen bu seslerdir. Patlayan kabarcıklar neticesinde gazlar bu sıvıyı terk eder, sıvı daha da genleşir ve eklem yerlerinin hareket kabiliyetini artırır.
Aynı parmağınızı arka arkaya çıtlatamazsınız. Bir süre beklemeniz gerekir, çünkü gaz kabarcıklarının sıvı içerisinde tekrar oluşması biraz zaman alır.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:34
| IP kayıtlandı | #734 |
Ayda.ki hissemiz
neil amstrong aya ilk ayak bastığında amerikan bayrağı dikiyor ve bütün dünyadabir tartışma başlıyor ay hangi ülkenin egemenliğialtında diye tartışmalar okadar büyüyorki artı uluslar arası bir çözüm gerektiğine kararverip 1968 tüm dünya ulusları toplanıp şu anlaşmayı imzalıyor ay hiç bir ulusun veya devletin deyil dünyada yaşayan bütün herkesin malı olduğuna karar verildi isteyen gidip yerleşmesine izin verildi
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:35
| IP kayıtlandı | #735 |
Cumhurbaşkanlığı forsu
Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız ne demek?
Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, tarihteki 16 büyük Türk imparatorluğunu, ortadaki güneş ise Türkiye Cumhuriyeti"ni simgeler.
Büyük Hun imparatorluğu
Batı Hun imparatorluğu
Avrupa Hun imparatorluğu
Ak Hun imparatorluğu
Göktürk imparatorluğu
Avar imparatorluğu
Hazar imparatorluğu
Uygur Devleti
Karahanlılar
Gazneliler
Büyük Selçuk imparatorluğu
Harzemşahlar
Altınordu Devleti
Büyük Timur imparatorluğu
Babür imparatorluğu
Osmanlı imparatorluğu
(alıntıdır)
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:36
| IP kayıtlandı | #736 |
mekanik tasarım
Ağaçkakanlar, yuva yapmak ve yiyecek bulmak için ağaç kabuklarına seri vuruşlar yaparlar. Bazı ağaçkakanlar bir saniyede 15-20 vuruş yapar. Kuşun iki vuruşu arasındaki zaman farkı, bir saniyeden çok daha azdır.
Kuşun gagası her ağaca çarptığında kafası büyük bir sarsıntıya uğrar. Fakat kiraz büyüklüğündeki beyni bu sarsıntılardan etkilenmez. Ağaçkakanın sırrı, boyun kaslarındadır. Vurmaya başlayınca, baş ve gaga tam bir doğru üzerine gelirler. En küçük bir sapma, beyinde yırtılma yapabilir.
Bu denli hızlı bir vuruşun betona kafa atmaktan bir farkı yoktur. Kuşun beyninin hiçbir hasara uğramaması ise ancak olağanüstü bir tasarımla mümkündür. Bu üstün tasarımın sahibi ise alemlerin Rabbi Yüce Allah"tır. Rabbimiz, ağaçkakanları hayret uyandırıcı özelliklere sahip olarak yaratmış ve evrenin her noktasında olduğu gibi bu kuşlarda da kusursuz yaratma sanatının örneklerini göstermiştir.
Kuşların büyük çoğunluğunda kafatası kemikleri birbirine yapışıktır. Gaga ise çenenin hareketiyle açılır.
Oysa ağaçkakanlarda gaga ve kafatası, vuruş sırasında oluşan şoku emen süngerimsi bir madde ile birbirinden ayrılmıştır. Bu esnek madde, otomobil amortisörlerindekinden çok daha iyidir. Bu üstünlüğü, çok kısa aralıklarla oluşan şokları da emebilmesinden ileri gelir. Bu madde her vuruşta oluşan şoku emip bir sonraki şoku karşılayacak duruma gelebilir. üstelik bunu saniyede 10"u aşan vuruşun yapıldığı şartlarda başarır. Bu madde modern teknolojinin geliştirdiği tüm benzerlerinden üstündür. Ağaçkakanın kafatası ve üst gagasının olağandışı bir yöntemle bağlanmış olması, her vuruşta beyninin bulunduğu bölümün gagadan uzaklaşmasını, böylece şok emici ikinci bir mekanizma oluşmasını sağlar. Tüm bu bilgiler, iman edenlerin imanlarının daha da güçlenmesine, pek çok insanın da iman etmesine aracı olan çok önemli yaratılış delilleridir. Ağaçkakanın yapısındaki mükkemmel tasarım, evrenin ve canlıların kör tesadüflerin eseri olamayacağını bir kez daha gözler önüne sermektedir.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:37
| IP kayıtlandı | #737 |
Dünyadan bilgiler
En geniş ülke 17 075 200 Km2 ile Rusya’dır.
En küçük ülke 0,44 Km2 ile Vatikan’dır.
En zengin 3 ülke Kanada, Norveç,ABD’dir.
En fakir 3 ülke Sierra Leone, Nijer, Etiyopya’dır.
En çok ülke ile sınır komşusu olan ülke 15 ülke ile çin’dir.
En uzun ve kesintisiz sınır ABDKanada arasındadır
En kalabalık şehir, Japonya’nın Tokyo şehridir.26,5 milyon
En yüksek yerleşim birimi deniz seviyesinden 5 0902 m. yukarıda olan çin’in Wenzhuang’dır.
En alçak yerleşim yeri deniz seviyesinin 54 m. altında olan ABD Californiya eyaletine bağlı Calipatria şehridir.
En kuzeydeki yerleşim yeri 82,5 derece ile Kanada’nın Alert şehridir.
En güneydeki yerleşim birimi 55 derece ile güneyde olan şili’nin Puerto Williams şehridir.
En ıssız yer Güney Antartik’te Tristan da Cunha adasında, hiç insan yoktur.
En çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine’dir. 689 dil ve lehçe.
En büyük dalga Alaska’nın Liyuya Körfezinde 9.07.1958 de 524 m. olmuştur.
Okyanusta en derin yer Mariana adalarının doğusunda 10 923 m. ile Challenger çukurudur.
En büyük çöl OrtaKuzey Afrika’da 9.065.000 km2 ile Büyük Sahra çölüdür.
En büyük ada Grönland’dır. Yüzölçümü 2.166.086 km2 dir.
En büyük kıta Asya Kıtasıdır. Yüzölçümü 44.936.000 km2 dir.
En büyük göl Hazar Gölü’dür. 424.200 km2 dir.
En yüksek dağ Nepal’de bulunan 8.850 m. ile Everest dağıdır.
En yüksek şelale Venezuella’da bulunan 979 m. Angel şelalesidir.
En uzun nehir 6.656 km. ile Nil Nehridir.
En yüksek baraj Tacikistan’da Vakhsh nehri üzerinde bulunan 300 m. yükseklikteki Nurek Barajıdır.
En büyük yanardağ patlaması 130 yılında Yeni Zelanda Nort Island’da Taupo patlamasında 20.000 kişi kaybolmuştur.
En yağışlı yer Hindistan’da Cherropunji şehri olup yıllık ortalama 1270 cm3 yağmur düşmektedir.
En kuru yer şili’de Arica ve Antofagas arasındaki bölge olup ortalama 0.1 mm3 yağmur düşmektedir.
En uzun asma köprü 5 Nisan 1998 de Japonya’da açılan 3.911 m. AkashiKaikyo’dur.
En uzun demiryolu tüneli Japonya’da 53.9km olan Seikan Tüneli’dir.
En sıcak yer Libya’da 58 derece ile ElAziziyah’dır.
En soğuk yer 89 derece ile Antartikadır.
En şiddetli deprem 22.05.1960 da şili’de gerşekleşmiştir. 9.5 şiddetinde
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:38
| IP kayıtlandı | #738 |
sizcede ilginç değilmi?
Londra üniversitesi uzmanları ve ünlü ingiliz tarihçiler, geçtiğimiz 2 yüzyıl içinde insanları "birbirine yakınlaştıran" tesadüfleri sıraladı:
Tesadüfler zincirinin en inanılmazı, 1981"de ABD"nin Boston kentinde meydana geldi. Randolp Matika, yıldırım çarpması sonucu evinin önünde öldü. Adamın dul eşi yeniden evlendi. Damat Pepero düğün gecesi sigara içmek için balkona çıktı. Düşen yıldırım, damadın ölümüne neden oldu. Kadın sinir krizleri geçirdi. Tedavi için gittiği klinikte bir doktora aşık oldu ve evlendi. 1 hafta sonra hastasını ziyarete giden doktoru da yıldırım çarptı.
James Dean"in ölümüne neden olan otomobilinin hurdası birçok kişiye felaket saçtı. Hurdayı garaja götüren tamirci, araba bacağının üzerine düşünce sakat kaldı. Dean"in arabasının motorunu satın alan bir doktor araba kazasında öldü. Doktorun kardeşı de aynı motorun sergilendiği salonda çıkan yangında can verdi. Yıllar sonra motor ve kaporta yeniden sergilendi. ilk gece, araç bir seyircinin üzerine düştü. Seyirci ağır yaralandı.
ilk tesadüf hikayesi ünlü aktör Anthony Hopkins"ten... Hopkins, George Feifer adlı yazarın "Petrovka"li Kız" adlı kitabını bulamıyordu. Yazara telefon ederek kıtabı istedi. Yazar kitabı 2 hafta sonra Londra"ya getireceğini söyledi. Evden çıkan Hopkins, metroya bindi. Aradığı kitabın yandaki koltukta unutulduğunu gördü. 2 hafta sonra yazarla buluşan Hopkins, metrodaki kitabın, yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrendi.
Yer Amerika"nın California eyaleti. Richard Bensinger adlı emekli demiryolu işçisi, 1957"de Eureka kasabasındaki köprüde yürürken fenalaşıp öldü. 2 yıl sonra oğlu Hiram, aynı köprüde başına bir kalas isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 6 yıl sonra Hiram"in oğlu David de aynı köprüde araba kazasına kurban gitti.
Ingiltere"nin Bristol limanı açıklarında 5 Aralık 1668"de bir şilep battı.
Yalnızca Hugh Williams adlı bir yolcu kurtuldu. 1784"de aynı bölgede yeni bir kaza oldu. 60 denizci arasında yalnızca ikinci kaptan Hugh Williams kurtuldu. 1952"de aynı yerde üçüncü bir şilep battı. Kurtulan tek yolcunun adı Hugh Williams"tı.
Güney Afrika Cumhuriyeti"nde Cape Town Ticaret Odası"nın yıllık kongresi"de, işadamı Daniel de Toit konuşmasını şöyle bitirdi:
“Hayat beklenmedik bir zamanda beklenmedik şekilde sona erebilir... De Toit kürsüden inerken ağzına attığı şekerin boğazına kaçması sonucu öldü.
James Langley, ingiltere"nin Eastbourne bölgesindeki evinden sokağa çıktı. şemsiyesini almak için geri dönerken ayağı kaydı, başını yere çarptı ve öldü. Bir hafta sonra evden çıkan eşi Teresa, şemsiyesini almak için geri dönerken başını kapıya çarptı, beyin kanamasından öldü.
ChrIstIna Veroni, 1991"de italya"nın Torino kentinde tramvay çarpması sonucu öldü. 4 yıl sonra babası Vittorio, aynı geçitte aynı sürücünün kullandığı aynı tramvayın çarpması sonucu öldü.
1898"de gazeteci-yazar Morgan Robinson "Titan" adlı bir kitap yazdı. Kitapta büyük bir yolcu gemisi, okyanusta buzdağına çarpıyordu. 14 yıl sonra "Titanik" deniz faciasi meydana geldi.
Lewis ailesinin bin dokuz yüz otuz dokuz yılında ikiz erkek çocukları oldu. Ailenin durumu, bu, iki çocuğun bakımına yetecek kadar parlak olmadığından, ikizlerden birini evlatlık vermek zorunda kalırlar. Ayrılan iki kardeş ancak aradan 40 yıl geçtikten sonra bir araya gelebildiler. Ve bir araya geldikleri gün de gariplikler ortaya dökülmeye başladı.iki kardeşe de James adı verilmişti, ikisi de eğitimlerini avukat olarak tamamlamışlardı. ikisi de, mekanik aletlere ve halıcılığa meraklıydılar hem de ustalık derecesinde. ikisi de evlenmişlerdi ve ikisinin eşlerinin adı da Linda idi ve de birer oğulları olmuş, ikisi de adlarını James Allan koymuşlardı. Her iki James Allan da ikişer kez evlenmişler ve ikisinin de ikinci eşlerinin adları Betty idi. Sıkı durun; ikisinin de köpeği vardı ve isimleri Toy’du. Ve ikisi de her yaz Florida, ST Petersburg’da tatil yapıyorlardı. Bu olaya inanmayanlar, Digest dergisinin, bin dokuz yüz seksen yılı Ocak sayısını okuyabilirler.
KRAL VE 21 SAYISI
Fransız Devrimi’ nin bahtsız kralı on altıncı Louis, daha çocukluk çağlarında garip bir yabancı adam tarafından ziyaret edilir. Adam, bu genç kral adayını uyarmak istemektedir. Ona, yirmi bir sayısının kendisi için tehlikeli olacağını ve ömür boyu onu korumak için her ayın yirmi biri’nde onun yanında olmak istediğini söylemektedir. Fakat Louis, adamdan hoşlanmaz ve onu saraydan dışarı attırır. Adam son anda, karga-tulumba götürülürken “Yirmi bir sayısı seni öldürecek” diye haykırır. Aradan uzun yıllar geçer ve devrim patlar. Kral ve Kraliçe kaçarlar iken Varennes Ormanı’nda yakalanırlar, tarih yirmi bir Haziran bin yedi yüz doksan iki... Devrim Konseyi yirmi bir Eylül’de krallığı lağvedip, cumhuriyeti ilan etti ve Yirmi bir Ocak bin yedi yüz doksan üç’te ise Kral on altıncı Louis giyotinle idam edildi. Ne dersiniz, idam edilirken o garip adamı düşünmüş müdür acaba?
KRAL VE LOKANTACI
italyan Kralı Birinci Umberto, bin dokuz yüz yılının yirmi sekiz Temmuzu’nda bir ödül töreni için Milano’ya giderken, dinlenmek ve bir şeyler yemek için küçük bir kır lokantasının önünde mola verir. Lokanta sahibi Kralı karşılamak için koşar ve o anda herkes şok geçirir, zira lokanta sahibi krala ikiz kardeşi kadar, şaşılacak derecede benzemektedir. üstelik onun da adı Umberto’dur. Her ikisi de on dört mart bin sekiz yüz kırk dört’te aynı kasabada doğmuşlar, her ikisi de yirmi iki Nisan bin sekiz yüz altmış sekiz’de evlenmişler ve her ikisinin de karılarının adı Margherita, her ikisinin de birer oğlu var ve isimleri de Vittorio imiş. Kral Umberto’nun taç giyip, krallık koltuğuna oturduğu gün, diğer Umberto’da lokantasının açılışını yapmış. Bin sekiz yüz altmış altı’da savaşta Kralın albay rütbesiyle orduya katıldığı gün, lokantacı olan Umberto askere alınmış, çavuş olduğu gün ise, Kral Alay Komutanlığına yükselmiş.Daha sonra bu iki Umberto dost olurlar. Kral Umberto, tüm bu olaylardan çok etkilenerek, bunun önemli bir şey olduğunu belirtir ve ayrılırken lokantacı ikizine tekrar görüşelim der.Ve ertesi gün yardımcıları, meclise gitmeye hazırlanan Kral’a kötü bir haber getirirler, lokantacı Umberto, silahla şaka yapan bir arkadaşının kaza kurşunuyla hayata veda etmiştir. çok üzülen Kral, cenazeye katılacağını söyler ve sarayın merdivenlerinden inerken, üç el silah sesi duyulur. Suikastçının ilk kurşunu boşa gitmiştir ancak, diğer ikisi Kral’ın göğsüne saplanarak, yaşamını yitirmesine neden olur. Bu olayı kim, nasıl açıklayabilir, söyleyebilir misiniz?
Aynı isimli Katiller ve Baba-Oğul :
Baron Rodemire de Tarazone’nin babası Claude Volbonne tarafından tabancayla vurularak öldürülür. Buraya kadar enteresan bir durum yok, fakat aradan tam yirmi yıl sonra, aynı yerde ve aynı adda bir şahıs tarafından Baron da öldürülür. Yer Fransa’nın Tarazone kasabası, tarih bin sekiz yüz yetmiş iki. üstelik her iki katilin de birbirleriyle bir bağlantıları yok, akraba değiller ve de ayrı ayrı kentlerden Marsilya’ ya gelmişlerdi.
GELiNiN UğURSUZU
italya Turin’de Prenses Maria Del Pozzo, Dük Aosta ile bin sekiz yüz altmış yedi yılının otuz Mayıs’ında evlendiler. Nikah izleyen günlerde ise şu olaylar meydana geldi :
-Prensesin terzisi odasında kendisini asmış olarak bulundu...
- Saray baş kapıcısı boğazını keserek yaşamına son verdi...
- Nikah töreni hazırlıklarından sorumlu albay, güneş çarpması sonucu öldü...
- çift balayına çıkarken, balayı trenine yol veren görevli, trenin altında kalarak yaşamını yitirdi...
- Sarayın başyaveri attan düşüp öldü...
- Muhafız Alayının en kıdemli kişisi kendini vurdu...
- Daha sonra, yani bu altı ölümden, tam altı ay sonra Dük ve Prenses boşandılar
GARiP YEDi RAKAMI
Arthur Koestler, dünyaca ünlü bir yazardır. Bakın bu yazar yaşamına giren yedi’leri nasıl değerlendiriyor:
“Yılın yedinci ayının, yedinci gününde doğdum, haftanın yedinci günüydü ve yüzyılın yedinci yılıydı... Yedi çocuklu bir ailede dünyaya geldim, annem yedinci kardeşti ve benim yedi kardeşim vardı ve ben yedinci çocuktum... Yirmi yedinci doğum günümde, hayatımda ilk olarak bir at yarışına gittim ve oynadım...
Programa baktığımda, yedinci yarışın koşulacağını gördüm, at sayısı ise yediydi... Yedi numaralı atın adı yedinci Gök’tü, handikapı ise yediydi, yedide bir bahis açılmıştı ve ben bu ata yedi şiling yatırdım ve at yedinci geldi."
Kumarhane Batıran Adam :
Dünya kumar tarihi bin sekiz yüz doksan bir yılında çok ilginç bir olayla sarsıldı. Monte Carlo Kumarhanesi’nde bir adam üç kez kasayı iflas ettirdi. Bilinen ve tanınan bir sima değildi ve daha önce buraya hiç gelmemişti. Kumar stili hiçbir sisteme dayanmıyordu ve sadece üç oyun oynadı. şişman, orta boylu ve ingiliz’di. Rulette ilk iki turda kırmızı ve siyaha devamlı olarak oynadı ve hep kazandı, üçüncü turda daima beş sayısına oynadı ve otuz beş’e bir olasılıkla beş kez üst üste kazandı. Adamın verdiği isim sahteydi ve ingiltere’ de verdiği adreste bulunamadı ve kimse de onu bir daha görmedi
çOK iLGiNç
New York Herald gazetesinin yirmi altı Kasım bin dokuz yüz on bir tarihli nüshasında korkunç bir cinayet haberi yer alıyordu. Sir Edmundbury Godfrey, vahşi bir şekilde öldürülmüştü, cinayetin işlendiği bölgenin ismi Greenberry Hill, yani Yeşil Böğürtlen Tepesi idi. Daha sonra cinayeti işleyen kişiler yakalandı ve asıldılar. Soyadlarını öğrenmek ister misiniz? Green, Berry ve Hill. Yani Greenberry Hill’de bu korkunç cinayetleri işleyenler Bay Green, Bay Berry ve Bay Hill.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:39
| IP kayıtlandı | #739 |
çok ilginç değilmi*
1-) Avrupa`da labaratuarlarda yapilan arastirmaya gore Zemzem suyu
diger sulara gore cok daha az kukurt tasimaktadir.
2-) Yine ayni arastirmaya gore diger sulara gore cok daha besleyicidir ve cok daha fazla mineral barindirmaktadir.
3-) Kaynagi henuz bulunamamistir. Nereden geldigi su anki teknolojiye
gore bile bilinemiyor.Yakinlarinda hicbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklikta. Bu sartlarda suyunu denizden veya baska bir kuyudan almasi imkansiz. Nasil oluyor da yillardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.
4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu
gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
5-) Sadece 1,5 metre derinligindeki ufacik bir kuyudan çikan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacinin tum su ihtiyacini karsilamaktadir ve hicbir zaman ne azalma ne de kuruma gostermemektedir.
6-) Dunya Saglik Orgutu (WHO)`nun raporlarina gore Dunya`daki en
icilebilir ve saglikli sulardan biri.
7-) Amerika`da yapilan test sonuclarina gore Dunya`da icinde
mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu...
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:40
| IP kayıtlandı | #740 |
temizlik için,içmek için değil
Kolanın zararlı olduğunu biliyorduk.Ama bu kadar zararlı olduğunu tahmin bile edmezdik.
Eğer inanmıyorsanız deneyebilirsiniz (kim deniycek canım içmek varken demeyin)
TUVALETi TEMiZLEMEK içiN:
Bir kutu kolayı klozetin içine dökünüz. Bir saat kadar bekleyiniz ve
sifonu çekiniz. Koladaki sitrik asit hela başındaki lekeleri yok
edecektir.
KROM TAMPONLARDAKI PAS LEKELERINI YOK ETMEK içiN :
Arabanın tamponunu Coca Cola""ya batırılmış bir sigara paketinin
içindeki alüminyum folyosuyla iyice ovunuz. Tertemiz olacaktır.
AKü KUTUP BAşLARINDA çAPAğI TEMiZLEMEK içiN :
Bir kutu kolayı kutup başlarına dokun ve bütün çapak yok olsun.
PASLANMIş BiR CiVATAYI SöKMEK içiN :
Coca-Colaya batırılmış bir bezi bir kaç dakika paslı cıvatayı
uygulayınız. Bir kaç dakika sonra rahatlıkla dönecek ve çıkacaktır.
ELBiSENiZDEKi YAğ LEKESiNi çIKARMAK içiN :
Bir kutu kolayı lekeli giyeceklerin üstüne boşaltın, Deterjanı
ekleyin ve her zaman yıkadığınız gibi yıkayın. Coca-cola yağ lekelerinin yok olmasına yardım edecektir.
Ayrıca ; Araba ön camlarındaki her türlü kuş pisliği yapışan sinekler veya ağaçlardan dökülen toz , polen, yapışkan maddelerin çıkarılmasıen iyi madde COCA COLA + PEPSI ""dir.
Peki nedir bu Cola""nin bu kadar etkileyici temizliklerde bile kullanılabilmesinin sebebi? Coca-Cola ve Pepsi""nin ortalama pH değeri 3.4 tur. Bu asidi de dişleri ve kemikleri eritmek için yeterlidir. Temizliklerde bu kadar etkili olmasının sebebi budur. Aslına bakarsanız Cola ile dünyada kimsenin tavsiye edemeyeceği KARBONDiOKSiT içiyoruz. Hani şu dışarı atmak için devamlı nefes alıp verdiğimiz, atmak için uğraştığımız KARBONDiOKSiT...!
2001 yılında Delhi üniversitesinde "kim daha fazla Coca-Cola içecek",diye bir yarışma yapıldığında, sekiz litre Coca-Cola içerek kazanan ve 10 dakika içerisinde herkesin gözü önünde ölen kişinin haberini duymuşsunuzdur . Neden öldü? çünkü çok fazla karbondioksit almıştı ve kanında yeterli oksijen yoktu.
Başka bir örnek: Kırılmış dişinizi bir şişe Coca Cola""in iine koyun ve 10 gün sonra bakın... Diş 10 günde büyükoranda erir. Halbuki dişler ve kemikler ölümden sonra bile en fazla dayanabilen organlarımızdır ...
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:42
| IP kayıtlandı | #741 |
MUTLULUĞUN YOLLARI
Bilim adamlarına göre mutluluk öğrenilebilir. Mutlu olmak için herkes çeşitli yollar buluyor.
Burada bu yolları bir araya topladık.
Bir başka deyişle lotodan milyarlar çıkmasına veya genlere ihtiyaç yok. isteyen insanlar mutluluğu gevşeyerek, dokunarak hatta bir küçük çoçuğun gülüşünde, bir bebeğin yumuk ellerinde ve stres halinde bile mutluluğu bulmak mümkünmüş diyorlar.
Mutluluk reçetesi:
Tabiki Allaha inananlar zor durumlarla karşılaştıklarında daha dayanıklı oluyorlar. Yaradana inanç insanı mutlu ve sağlıklı kılıyor.
Bunun yaninda:
çOCUKLAR
Anketlere göre en büyük mutluluk çocuğuyla birlikte dünyayı çocuk gözleriyle algılamak için ikinci bir şans elde edenler daha mutlu daha heycanlı sınırsız ve pespembe. Bol bol çocuklarla oynayın ilgilenin.
KIRMIZI BiBER
Acı kırmızı biber önce insanda cehennem duygusu uyandırır. Ancak hemen arkasından ödülü geliyor.
Biberde "Capsacıh" adlı madde damakta endorfin salgılanmasıyla acıları dindiriyor, insanı mutlu kılıyor. Bol acı yiyen Asyalılar onun için mutlular.
çiçEKLER
Doğaya saygı gösteren mutlu olmayı da bilir.
Araştırmalara göre çiçek insanın mutluluk düzeyini yüzde yüz arttırıyor.
MOR RENK
Mor renk araştırmacılara göre insan ruhunu dengeye kavuşturuyor. Kırmızı insanı aktif yaparken mavi dinlendirirken kırmızı ve mavinin karışımı olan mor dengeyi sağlıyor.
çiKOLATA
Bir kalem yemek mutluluk hormonu seratonin anında beyin dolaşımına çıkıyor. içindeki penilatin "lamin" insanı bulutlara çıkıyor.
MUZ
Kendinizi güçsüz ve sinirli mi hissediyorsunuz?
hemen bir muz yiyin. Magnezyum ve Kalsiyum içeren bu meyva strese karşı birebir. O da mutluluk hormanı serotonin kışkırtıyor.
GüLMEK
Herşeyi ciddiye alanlar baştan kaybediyor. Gülmek gülümsemek insanı sağlıklı ve mutlu yapıyor. Bir kahkaha bin porsiyona bedeldir sözü doğrudur.
SPOR
Spor yaparken de sonrasında da mutluluk hormanı salgılanıyor. Açık havada tenis oynamak koşu yapmak sıkı bir yürüyüş mutluluk hormonu serotonin salgılamasını sağlıyor. Bulduğunuz her fırsatta spor yapın.
GüNLüK TUTMAK
insanın gerçek mutluluğu dışarda değil iç
dünyasındadır. Günlük tutmak insanın pusulası
olabilir. Başımızdan geçen olayları mutlu anıları özellikle vurgulayarak kağıda dökerek bunları kalıcı kılmış oluruz.
MASAJ
Masaj yaptırmak vücuttaki toksinlerin laktik asidin gitmesini sağlıyor, rahatlatıyor ve mutluluk hormonunu çalıştırarak sakinleştirdiği biliniyor.
MüZiK
şarkı söylemek, şarkı dinlemek güzel bir müzik insanı mutlu ederken stresi yok ediyor.
BiTKi çAYLARI
Bilinen bir sürü faydası olan bu çaylar insanı hem sağlıklı hem dinç kılıyor.
iYiMSERLiK
Tüm zor anlarda engellerde insanların iyimser olması bağışıklık sistemini olumlu etkiliyor.
REiKi
Sağlıklı insanlarda hastalıklara karşı önleyici etkisi, canladırıcı dinç kılma özelliği ile diğer insanlarda şifa bulma amacıyla kullanılıyor.Mutluluk ve relax etkisi olduğu biliniyor.
DOSTLUK
Arkadaşları ile olan insanlar kendilerini daha mutlu hissediyor. Dostluğun en iyi yanları karşılıklı güven ve birbirlerini dinleme
yeteneğidir.
MEDiTASYON
Gevşeme teknikleri insanın ruhundaki sıkıntıları atar. Gevşemiş bir insan yaşadığı anın tadını çıkarır, çevresindeki küçük mutlulukları olabilir.
EVCiL HAYVAN
Kuş, kedi, balık, köpek, civciv. Ev hayvanları ile uğraşanların çok mutlu ve sağlıklı yaşadığı bilimsel bir gerçek.
EV işLERi (( ))
inanılır gibi değil ama gerçek Erkeklerin 12% yemek pişirip ütü yaparak ev temizleyerek mutlu olduğunu söylüyor.
işin en iyi yanı erkekler ev işi yapınca kadınlar da mutlu oluyor..
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:43
| IP kayıtlandı | #742 |
SENİ SEVİYORUM DEMEK (20 DİLDE)
Türkçe’de iki kelimeden oluşan bu cümle, farklı dillerde şu şekilde söyleniyor:
I love you (ingilizce)
Ich liebe dich (Almanca)
Je t’aime (Fransızca)
Ya tebya lubliu (Rusça)
Kimi o ai sh*teru (Japonca)
Ti amo (italyanca)
Ek Het Jon Leef (Afrika)
Nine Ko Ngachitde; Chit Pa De (Burmaca)
Ngor Oi Ley (Kantoca)
T’Estimo (ispanyolca-Katalanca)
Akoo (Eskimo dili)
Mina Rakastan Sinua (Fince)
Tha Gradh Agam Ort (Galce)
Se Erotao (Klasik Yunanca)
Maney Tamari Satey Pyar Che (Gujaratça)
Aloha i’a Au Oe; Aloha Au La O’e (Hawaii dili)
Ani Ohev Otach (ibranice)
Mai Tumaha Pyar Karta Hu (Hintçe)
Aish*te imasu (Japonca)
Ngo oiy ney a (çince
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:44
| IP kayıtlandı | #743 |
Osmanlı tokatı nerden geliyor biliyor musunuz?
Osmanlı zamanında ordu çeşitli birliklerden oluşurmuş. O birliklerden biride Tokatçı grubu imiş. Tokatçı denilen askerler devşirmelerden oluşur ve gayet iri yapılı, iri elli kişilermiş. Bunların özel çalışma salonları varmış. Salonlarda mermerden yapılı olan büyükçe kolonlar varmış. Tokatçılar bu mermer kolonları tokatlayarak ellerini daha da geliştirirlermiş. Savaş sırasında ordunun en arkasında bulunur savaşın sonlarına doğru hızla savaş alanına girer ve bitkin durumda olan düşman askerlerini tek tokat darbesiyle yerle bir ederlermiş. Tokat attıkları kişinin yüzünü içeri çökertir ve beyin kanaması geçirmesine sebep olarak öldürürlermiş.iste böyle Nam-ı değer OSMANLI TOKATI buradan geliyor
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:45
| IP kayıtlandı | #744 |
RAKAMLARLA VUCUDUMUZ
80 km
insan vücudundaki her bir böbrekte 1.250.000 nefron (süzme kanalları) vardır. Bunları yanayana getirip ölçsek 80 kilometrelik bir uzunluğu buluruz.
8 milyon
Normal bir insan vücudunda her saniye 8 milyon hücre ölür ve aynı anda o kadar yenisi yapılır.
15 Milyar
Sinir sistemimizde 15 milyar nöron vardır. Bunların 10 milyarı beyindedir.
2000
Göz merceği, cam gibi tek parçadan değil, 2000 ince doku tabakasından oluşur. Işık geçerken her tabakada küçük kırılmalar olur. Işık ışınlarının üzerine yansıtıldığı bir ekran olan ağtabaka, çok sıkı biçimde birbirine kenetlenmiş olan 130 milyonu aşkın ince bir telden oluşur.
250
Kılcal damarlar o kadar incedir ki, bunların 250 tanesi yanyana konsa yarım santim kalınlığına ulaşmaz.
12 trilyon
Yetişkin bir insan vücudunda, sayıları 35 milyarı bulan çekirdeksiz hücreleri saymazsak, yaklaşık 12 trilyon hücre vardır. Bunu şöyle açıklayabiliriz: insan vücudundan her saniye bir hücre ayrılsa, vücudun ordan kalkması 30.000 senede ancak gerçekleşirdi.
250 milyon
Bir damla kanda 250 milyon alyuvar, 400 bin de akyuvar bulunur. eğer alyuvarlardan bir gerdanlık yapmak mümkün olsaydı, vücudmuzdaki son alyuvarın bu gerdanlığa girebilmesi için halkanın dünya çevresini dört defa dolaşması gerekirdi.
2.5 milyon
Pankreastaki insülin salgılayan odalar, en güç ulaşılan salgı bezleri sayılır. Bu salgı bezlerinin sayısı 250 bin ile 2,5 milyon arasında değişir.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:46
| IP kayıtlandı | #745 |
YÜSÜK PARMAĞI VE EVLİLİK
Neden evlilik yüzüğü yüzük parmağına takılır biliyormuydunuz?
Yaşamınız boyunca lazım olur mu bilmem ama aklınızda bulunsun...
Evlilik yüzüğü neden hep aynı parmağımızdadır da, neden?
işaret parmağı Baş parmak ya da Serçe parmak değil de neden Yüzük Parmağı...
Evlilik yüzüğünü ilk defa eski mısır prensesi Nefertiti
takmıştır...o yıllardaki Tıbbın ne kadar ilerde olduğu ayrı bir tartışma konusudur ama yüzyıllar
sonra anlaşılmıştır ki:
Direk kalbe giden tek damar evlilik yüzüğünü taktığımız parmaktadır..
Başka hiç bir parmağımızdan direk kalbe giden bir damar yoktur...
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:48
| IP kayıtlandı | #746 |
gbilinmeyen nr bilinmeyen gerçekleri
Bilinmeyen no lar ile ilgili bilmediklerimiz..
Bu numaralar;
110, 112, 121, 122, 123, 124, 126, 154, 155, 156, 158"i
ararsaniz ücretsiz
113, 153, 163, 166, 169, 174, 175, 176, 179, 180, 181"i
ararsaniz 60 saniyede atacak bir kontur icin icin 72.000 TL/Dak.
185, 186, 187, 188,! 189, 114, 117, 119, 130, 170,
171, 172, 173, 178, 182, 183, 184"ü
ararsaniz, 15 saniyede atacak bir kontur icin 288.000 TL/Dak.
Simdi SIKI durun !..
118"i ararsaniz 8 saniyede bir atacak kontur icin tam 540,000
TL/Dak.
veeee
133"ü ararsaniz 3.6 saniyede atacak bir kontur icin 1.200.000
TL/Dak.
Dikkat ederseniz bilinmeyen numaralari aradiginizda
dakikalarca bekletirler.
Surekli olarak banttan " hatlarimiz dolu bekleyin"
talimati verirler.
Turkiye""de bilinmeyen numaralari sormanin
bu kadar pahali oldugunu kim biliyor?
Insanlarin bilgilenmek icin kullandiklari ve
dunyanin her yerinde ucretsiz olan
bu kamu yararina hatlarin fahis fiyatlarda olmasi
talimatini kim verdi?.
Bu yazidan sonra hala bilinmeyen numaralari
aramak istiyorsaniz, cebinize dikkat edin
Bilinmeyen numaralar icin ;
www.alo118.com kullanin.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:49
| IP kayıtlandı | #747 |
bu bir mucize
ZAFER" in 1983 yilinda yayinlanan 77. sayisini ele alanlar, önkapak üzerinde gördükleri bir resim karsisinda saskinIiklarini gizleyemiyor ve "üçBIN YILLIK MUCIZE" adli basyaziyi okuduklarinda, daha da hayrete düsüyorlardi.
ZAFER, bu yaziyla binlerce yil önceki bir mucizeyi konu edinmis ve Bediüzzaman Hazretlerinin eserlerinden istifade ederek bu mucizenin British Museum"daki bir cesed ile olan alâkasini dile getirmisti.
Sözkonusu müzenin Mumyalar Bölümü" ndeki bir cam fanus içinde teshir edilen cesed, 3000 yil önceki bir insana ait olmasina ragmen etleri ve derisi dökülmemis vaziyetteydi. Ingiliz Arastirma Grubu tarafindan Kizildeniz civanndaki kizgin kumlarin altindan çikartilarak ülkelerine getirilen bu cesedi benzersiz kilan özellik ise, mumyalanmamis durumda olusuydu.
ZAFER"de yapilan bir yorumda, Misir Krali 2. Ramses" in mumyalanmis (yani iç organlari çikartilarak ilaçlanmis) cesedinin uzmanlar tarafindan bakima alindigi siradaki resmi verilmis ve bir mumyanin bile belirli araliklarla ilâçlanmak suretiyle çürümekten kurtarildigi belirtilerek söyle denmisti:
"Acaba ilaçlanmis mumyalar bile çürürken, hiç korunmamis (iç organlari alinmamis ve ilaçlanmamis) bir cesedin 30 asir boyunca sapasaglam kalmasinin hikmeti nedir?"
Bediüzzaman Hazretlerine ait eserlerde, bu sirra su açiklama getirilir:
"Musa Aleyhisselâma karsi muharebe eden Firavun, gark olacagi [bogulacagi] zaman iman etmis. Gerçi sekerat [ölüm] vaktinde o imân makbul degil. Fakat o makbul olmayan imâna, imânin mahiyetine hürmet için bir mükâfat olarak Cenâb-i Hak, o Firavunun bedenine necat [kurtulus] verecegini haber veriyor.... Iste bu âyetin (Yunus Sûresi, 92) bir mucizesi olarak, o gark olan Firavun"un cesedi aynen bulunmus. Simdi Londra"da bir müzede muhafaza ediliyor. Seyyahlar onu temasa ediyorlar... [seyrediyorlar]"
Âyet ve tefsirlerde Firavuna ait cesedin tam ve noksansiz oldugunun bildirilmesi, onun mumyalanmamis durumuna isarettir.
Bilindigi gibi Musa Aleyhisselâmin candüsmani olan Firavun, O"nu ve O"na tâbi olan Israilogullarini helâk etmek için bu yüce Peygamberin pesine düsmüs ve Hz. Musa (A.S.), Cenab-i Hakkin sevkiyle Kizildeniz kenarina kadar gelmisti. önlerinde düsman gibi deniz, arkalarinda da deniz gibi düsman vardi. Iste bu dehsetli vaziyetteki Hz. Musa (A.S.) asasini denize vurmus ve ordusunu Cenab-i Hakkin emriyle ikiye ayrilan Kizildeniz"den geçirerek selâmete ulastirmisti. (Es-Suarâ Sûresi, 62-64)
Firavun ve askerleri, Kizildeniz"i boydan boya kaplayan bu mucizeyi dehsetle görmüs, ancak kin ve düsmanliklarini yenemeyerek takibe devam etmislerdi. Sözde, kendileri de ikiye ayrilmis olan denizden geçebileceklerdi. Nitekim deniz önceleri kapanmadi. Fakat Firavunun ordusu, dalgalarin duvar gibi çevreledigi yolun ortasina geldiginde, deniz birlesmeye basladi ve ordu, Firavun dahil tek bir kisi dahi kurtulamadan sulara gömüldü. (Es-Suarâ, 65-66)
Yûnus Sûresinin 90 ve 91. âyetleri bu hâdiseyi söyle anlatiyor:
"Israilogullarini denizden geçirdik. Firavun ve askerleri, haksizlik ve düsmanlikla artlarina düstüler. Firavun tam bogulacagi sirada, "Inandim ki israilogullarinin imân ettiginden (yani Allah"tan) baska bir ilâh yokmus. Artik ben de müslümanlardanim" dedi."
Fakat Cenab-i Hak firavunun imânini kabul etmemis ve ona Cebrail (A.S.) vasitasi ile söyle hitap buyurmustur: "Ona, "simdi mi imân ediyorsun?" dendi. "Halbuki daha önce baskaldirmis ve bozgunculuk etmistin." Ayni sûrenin 92. âyetinde ise, söyle buyurulmaktadir:
"Felyevme nünecciyke bibedenike."
"Gark olan Firavun"a der: "Bu gün senin gark olan [bogulan] cesedine necat [kurtulusl verecegim)" (Bediüzzaman, Risale-i Nur Küliyati, Sözler, S. 402)
Tâ ki, senden geridekilere bir ibret olasin.. Ve süphe yok ki, nastan (insanlardan) birçoklari bizim âyetlerimizden (delillerimizden) gafillerdir." (ö. Nasuhi Bilmen, Kur"an-i Kerim Meâli, Yûnus S., S. 1425)
ZAFER"in "üçBIN YILLIK MUCIZE" yazisi, Türk okuyuculari arasinda gerçekten takdir uyandirmisti. çünkü konu, sadece bir arastirma gõzüyle ele alinmamis, âyet ve tefsirler açisindan da incelenmisti. Meselâ 1144 yilinda vefat eden Zemahserî, Yûnus Sûresinin sözkonusu âyetinin tefsirini, kendisinden 8 asir sonra bulunacak olan cesedi âdeta görür gibi yapiyordu:
"Seni, deniz kenarinda bir köseye atacagiz. Cesedini tam, noksansiz ve bozulmamis halde, ciplak ve elbisesiz olarak, senden asirlar sonra geleceklere bir ibret olmak üzere koruyacagiz" (Kessaf Tefsiri, Cilt 2, S. 251/252)
Ayet ve tefsirlerde, Firavun"a ait cesedin tam ve noksansiz oldugunun bildirilmesi, onun mumyalanmamis durumuna isarettir. Ve bulunan cesed, tefsirdeki gibi çiplak ve elbisesiz olup, derisi dahi dökulmeyecek sekilde korunmustur.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:51
| IP kayıtlandı | #748 |
şehitler geçit varmez
Karadeniz Sahil Yolu"nda sürdürülen yol yapım çalışmaları sırasında güzergah üzerindeki şehit mezarı bir türlü kaldırılamadı makineler bozuldu. Bunun üzerine yol değiştirildiKaradeniz Sahil Yolu"nun Giresun"un Eynesil ilçesi"ne bağlı Aralık Köyü"nde sürdürülen yapım çalışmaları sırasında, yol güzergahı üzerindeki şehit mezarı çalışmalara imkan vermeyince, projede değişikliğe gidildi.
Karadeniz Sahil Yolu"nun çarşıbaşı-Espiye Geçişi güzergahı üzerinde, Giresun"un Eynesil ilçesi"ne bağlı Aralık Köyü"nde ilginç bir olay yaşandı. Edinilen bilgiye göre, çalışmalar kapsamında yolun kenarına yapılmak istenen istinat duvarıyla ilgili iş makineleriyle yapılan çalışmalarda, makinelerin sürekli arızalandığı görüldü. Yapılan her denemede aynı sorunla karşılaşılınca, çevrede yapılan incelemede bir mezarla karşılaşıldı. istiklal Savaşı yıllarındaki bir şehide ait olduğu tahmin edilen ancak aradan geçen zaman içinde unutulan ve yol güzergahı içinde kalan mezarın, yöredeki yaşlı kişilerin de teyit etmesiyle bir şehide ait olduğu kesinlik kazandı. Bunun üzerine ilgili projede değişikliğe gidilerek, duvar şehit mezarı da dikkate alınarak yaklaşık 3 metre geriden ve iş makineleri kullanılmadan kazma kürek yardımıyla inşa edildi.
Konuyla ilgili konuşan köy sakinlerinden 65 yaşındaki Murat Baş, "Burada çalışan iş makinesi bozuldu. Kendilerine buranın şehit mezarı olduğunu söyledik. Buraya geceleri nur geldiğini biliyoruz. çalışmaya devam ettiler ancak iş makineleri tekrar bozuldu. Bunun üzerine projede değişiklik yaparak duvarı şehit mezarının yanından yaptılar" dedi.
Yine aynı köyde ikamet eden 68 yaşındaki Hürriyet Topal da, çocukluğundan mezarın bir şehide ait olduğunu bildiğini belirterek, "Bilenler geliyor, burayı ziyaret edip dua ediyorlar. Yolu yaparlarken iş makinesinin dişlileri kırıldı, sonra da vazgeçtiler" diye konuştu.
Olayda dişlileri kırılan iş makinesini kullanan operatör Hayri Kalyoncu ise "çalışma sırasında dozerin dişlileri kırıldı. Değiştirdik, yine arıza yaptı. çevredekiler bize burada şehit olduğunu söyleyince biz de bir daha cesaret edip buraya giremedik ve duvarın bulunduğu kısım el becerisiyle, kazma kürekle yapıldı" şeklinde konuştu...
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:53
| IP kayıtlandı | #749 |
hiristiyanların çam ağacı
hırıstiyanların çam ağacı süslemesinin sebebi hz isanın o akşam yeryüzüne ineceğine ve çam ağacına ineceğine inanırlar onun için çam ağacı süslerlerki en güzeli benimki olsun ona insin diye süslerler ayrıca noel akşamı evlerinin bir pencerelerinide açık bırakırlarki hz isa gelirse içeri girsin diye.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:54
| IP kayıtlandı | #750 |
At cinsleri ve özellikleri….
Cinslerine göre atlar dört çeşittir..
1-Evcil atlar:
2-Arap atı:
3-ingiliz atı:
4-Midilli atı:
Toynak:erkeğine ,dişisine,yavrusuna,yumurtaları çıkarılmış,iğdiş edilmiş olana da denir.hepsi otla beslenir.geviş getirmezler.üçüncü parmakları geniş bir tırnakla çevrilmiş ata denir .
Atlar her zaman cesur ve atılgandırlar.sahibi ne dilerse onu yaparlar .isterse dört nala isterse aheste yürür,isterse durarlar. Her durumda sahibini memmun etmeye çalışırlar…
Yorgunluklarına aldırmadan ,kendini çatlatmak pahasına da olsa,olanca gayret ve kuvvetini sahibi için harcarlar .
Atlar arasında biz insanlar olduğu gibi haset yoktur .tam tersine ,birbirlerine gıpta etmek huyları vardır..buda yarışlarda ,hendek ve çit atlamada kendini gösterir,..
Birbirlerine imrenerek,daha hızlı koşup öne geçmek isterler.saatte 60-70 km hızla koşanları vardır.Atların tüy renkleri çeşitli olup,renklerine göre çeşitli isimler alırlar.en tanınmışları:ak,akçıl,kır,al,alakı,geyik,kırı,çil,yeşil,al pekmez köpüğü,doru,hurma dorusu vs…..dir .
Genetik özellikleri bakımından farklı cinslerden oluşan,kullanım amaçlarına uygun fiziksel özelliklere sahip olmalıdırlar.Ağır işler için gücünden faydalanılan atlara Soğuk kanlı . Hız ve çevikliğinden faydalanılan sportif amaçlı atlara da Ilık kanlı lı adı verilir .yük çekme ve taşıma atları,kalın bacaklı,iri cüsselidir.Binek ve yarış atları ince uzun bacaklıdır.
Atlarda baş çok önemlidir.çoğu kişi atın huyunu ve zekasını başına bakarak anlayabilir .
Gözler parlak ve büyük olmalı.ve başın her iki yanında doğru yerde olmalıdır.Arası dar olan küçük gözler genellikle kötü mizaçlı bir atın göstergesidir.Zarif bir baş iyi cins ve iyi huylu bir at izlenimi verir..Baş profilinden bakıldığında düz olmalıdır .Atın iyi huylu olup olmadığı kulaklarından anlaşılır.(dik ve alarmda olmalıdır geri yatırılmış kulaklar kötü huy belirtisidir.)Boyun vücudun geri kalanıyla orantılı olmalıdır.Kısa ve kalın boyunlu bir at güçlü ele sahip bir binici ister ve zor bir at olabilir.çünkü eyer önünde çok az bir yer vardır.Uzun boyun ise güçsüs olur ve güzel bir baş boyun duruşu sağlamak zordur .
Evcil atlar : Tahminen 4000 seneden beri insanlara hizmet etmiş bugünkü modern atların Asya yaban atından türediği şüphelidir.Bazı zoologlar Avrupa yaban atından türediğini ileri sürmektedir.Evcilleştirilmiş atların bircok soyları vardır .Bugün küçük Midilli atları ile Saf kan Arap atlarının soy kütüğü kesin olarak bilinmemektedir .
Arap atı :çok dayanıklı ve mükemmel bir binek ve yarış atıdır. özellikle yarış için yetiştiriller.Arabistana geçen Orta Asya ve Anadolu Türk halklarından türemiştir.ingiliz atlarından daha dayanıklı olup 24-28 saat hiç su içmeden yol alabilir.
ingiliz atı.: iyi bir binek ve yarış atıdır.zellikle yarış için yetiştirilen bu atlar,Arap aygırı ve ingiliz yerli kısrakların çiftleştirilmesinden türemiş bir soydur.Arap atından daha uzun bacaklıdır.
Midilli atı.:Küçük.sakin ve dayanıklı bir at çeişitidir.Keçi veya koç iriliğinde olan bu atlar,çocuklar için iyi bir hayvanıdır.Hafif gezinti arabalarına koşulduğu gibi,maden ocaklarında da istifade edilir.shetland,islanda ve Norveç midillileri meçhurdur……
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:55
| IP kayıtlandı | #751 |
Kan gurubunuz ve kişiliğiniz
0" Grubu "Sıcak"
Olumlu yönleri: özgüven sahibi, güçlü karar mekanizmasına sahip, sadık, kendi kararını kendi veren, eleştirici.
Olumsuz yönleri: işkolik, duygusal, inatçı, soğuk, bencil, geçimsiz, endişeli
Gerçekler: Dünyadaki insanların %38"ı 0 negatif, %6"sı ise 0 pozitiftir.
özellikleri: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadaş canlısı, gösterişli, uçuk. önüne çıkan şansları anında kullanır. Yeni bir projeye hemen atılabilir, yeni fikirler üretmeye yatkındır. Dikkati çabuk dağılır, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir. Her an muhalefet olabilir ama bu duruşundan hemen vazgeçebilir. Diğer kan gruplarından olan kişilere çabuk kapılabilir. Hırslı ve detaycı olan bu kişilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çıkartabilir, doğuştan zariftir.
özet: Olumlu, aktif, bağımsız, risk almayı seven, dramatik bir yaşama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaşlarından etkilenen, organizasyon yeteneği gelişmiş, gururlu, birilerine dokunmayı ve birilerinin ona dokunmasını seven, hedefe kitlenen, boyun eğmeyi sevmeyen, açık sözlü.
"A" grubu "Soğuk"
Olumlu yönleri: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadık, uyumlu, empati kurabilen.
Olumsuz yönleri: çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsız, içine kapalı, sulu.
Gerçekler: Dünyadaki insanların %34"ü A negatif, %6"sı ise A pozitiftir.
özellikleri: Sinirlense bile sakin kalmayı başarır. içe dönük, kamuoyuna duyarlı, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafındakilerin kafası karıştığında her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir. Utangaç olduğu zamanlar vardır. insanların yanında bazen sinirli olabilir. Etrafına karşı duyarlı olmasına rağmen başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir. Bir doğa düşkünüdür ve kalabalık ortamları pek sevmez. Değişime çok açık değildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayılabilir. Değişikliğe açık olmadığı için duygusal tarafından dolayı bu kan grubundan olan kişiler genelde üretken güce sahip sanatçılardır.
özet: Temkinlidir, yardımseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafızaya sahiptir, grup çalışmasında başarılıdır, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan ilişkilerine değer verir, çok hassastır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.
"B" Grubu "Aktif"
Olumlu yönleri: Neşeli, dışarı çıkmayı seven, olumlu, maceracı, aktif, duygusal, kibar.
Olumsuz yönleri: Unutkan, kararsız, dağınık, gürültücü, abartmaya yatkın, spontane.
Gerçekler: Dünyadaki insanların %9"u "B" negatif %2"si ise "B" pozitiftir.
özellikleri: Mantıklı, organizasyon yeteneği gelişmiş, akla duygudan çok önem veren, üretken. Her şeyin yolunda gittiğini gördüğünde kendini harika hisseder. Yaptığı işe konsantre olarak başka şeyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatiği olabilir ve o konuda sonuna kadar uğraşır. Girişimciliğe açık olmasına rağmen takım oyunlarında ise pek başarılı değildir, çünkü o takım yapısına karşıt bağımsız bir kişiliktir. Olumsuz şeyleri dışa vurmak yerine içe atar, sorunları çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soğuk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaşlarına kendini pek açmaz.
özet: Neşeli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karşıdır, sosyal, eğlenceli, duygusal, özünde yalnız, kolay neşelenebilen, kibar, bağımsızlığına çok düşkün, güçlü bir kişiliğe sahip, işlerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceracı, dokunmayı ve birinin ona dokunmasından hoşlanır.
"AB" Grubu "Rahat"
Olumlu yönleri: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk öğrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlaşabilen.
Olumsuz yönleri: Devamlı şikayet eder, farklı ve değişken ruha haline sahiptir, çok düşünür.
Gerçekler: Dünyadaki insanların %4"ü AB negatif, %1"i AB pozitiftir.
özellikleri: Zıtlıkların bir arada olduğu bir karakterdir: örneğin sosyaldir aynı zamanda utangaçtır. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Arkadaşlarına bağımlıdır fakat eğer çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur. üretken/sanatçı bir yönü vardır. Zorlayıcıdır. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikacı ya da diplomat olabilir. çok geniş tavırlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok başarılıdır. şehir atmosferini sever ama bazen kapalı alanlarda kalmaktan hoşlanmaz. Yaşadığı ev onu düşünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptığı her şeyde başarıya ulaşır.
özet: Gizemlidir, mantıklıdır, ekonomiktir, etkilidir, genelde eleştiricidir, analitik bir düşünce yapısına sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalnız kalmayı sever, çabuk sıkılır, çevresine kolay uyum sağlar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydalı olmaya çalışır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmazlyy
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:56
| IP kayıtlandı | #752 |
hayvanlar ve akılları
Hayvanlar tahmin ettiğimizden çok daha akıllı
Ahtapot, yılan, kedi, zebra, karga, maymun ve koyun. Hepimizin yakından tanıdığı bu yedi hayvan akıllarımızın almayacağı derecede akıllı çıktı.
Amerikalı ve Alman bilim adamlarının yaptığı çalışmalar ilginç sonuçları ortaya çıkardı. Maymunlar karşısındaki hayvan ya da insanlara baskı yapıp haraç isteyebiliyor. Japonya’da yaşayan bir karga türü insanları kendileri için çalıştırmaya kalkışıyor. Hele şu sessiz sakin görünen koyunlar. Müthiş derecede zekiler. çoğumuzun belki fark etmediği bu zeki hayvanların durumu Almanya’da iki haftada bir yayınlanan TV 14 adlı derginin Harikalar Dünyası adlı haber dosyasına konu oldu.
Soğuk denizlerin sekiz kollu hayvanları ahtapotların her kolunda ayrı bir beyin bulunmakta. Ve bütün bunlar ana bir beyinden kontrol ediliyor. Araştırmalar ahtapotların kendilerine ulaşan bilgiler arasında ilişki kurup değerlendirme yapabildiklerini ortaya koydu.
Zehirli yılanlar ise müthiş bir beyne sahipler. Daha önce gördükleri bir şeyi yada yaşadıkları bir olayı asla unutmuyorlar. Yılanların zehirlilik derecesi arttıkça unutmama özellikleri de gelişiyor. üç boyutlu görebilen gözleri ile gördükleri her şeyi beyinlerine mükemmel biçimde kaydediyorlar. Kral Kobra adlı yılan türü yeryüzündekilerin en akıllılarından. Müthiş beyinleri ile koku ve ısı analizlerini de harika yapabiliyorlar. Amerikalı bilim adamı Norman Maier, kedilerin günde 16 saat sürekli düşündükleri, plan yaptıkları ortaya çıkardı.
--------------------------------------------------------------------------------
Bu aklı kim veriyor onlara?
* Zebraların akıl ve zeka seviyesi de şaşırtıcı boyutlarda. Tehlike anında çok uzakta olan bir düşmanının bakışlarından düşüncelerini anlayabiliyor.
* Amerika’da Jersey hayvanat bahçesinde yaşayan bir orangutan bakıcısı ile zaman zaman pazarlık yapıyor. istedikleri yapılmaz ise şantaj yolunu seçiyor. Gelen ziyaretçilere gösteri yapmak için kendi belirlediği yiyecekleri istiyor. Verilmediğinde ziyaretçilerden yana kafasını bile çevirmiyor.
* Japonya’daki bir karga türü topladığı fındıkları kendi gayreti ile kıramayınca otomobillerin geçtiği bir yol üzerine diziyor. Arabaların üzerinden geçtiği fındıkları kısa süre sonra toplayıp yiyor. Ancak karga bir adım daha öteye gidiyor. Fındıkları yaya geçitlerinin üzerine diziyor. Yayalara yeşil yandığında kırılan fındıkları toplamaya başlıyor.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:58
| IP kayıtlandı | #753 |
yumurta ile ilgili
Bir yumurtanın üzerinde yaklaşık 10 bin tane gözenek vardır. Bu 10 bin gözenekten sadece
bir tanesinde saniyede 6 milyar molekül alışverişi olmaktadır. Bakın bu ne demektir artık aklınıza havale
ediyorum ve bu moleküller hiç çarpışmıyor.. içinde embriyonun oluşması esnasında, içeriye oksijen girip
karbondioksit çıkması lazım.. En sonunda içeriye hava giremeyince, Allah yumurtanın tepesinde sivri olan
kısmında, civcivin nefes alması için özel bir oda yaratmış ve orayı boş bırakmıştır. Civciv gagasını oraya
çıkararak nefes alır ve son bir kaç günde Allah o civcive bir yumurta dişi verir ve civciv yumurtayı o dişle
kırarak dışarı çıkar..
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 12:59
| IP kayıtlandı | #754 |
Sağ tarafa yatmanın önemi
Bilimde nihayet acıkladı.Halbuki bahsedilen konu Sağ tarafa yatmak Peygamber Efendimizin 1400 sene
önce uyguladığı ve ümmetine tavsiye ettiği sünnetlerinden biridir.dinimizce belirtilmişti...
Bir tarafa yatarak uyuma durumunda,yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken, diğerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı
araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca nefes alınan burun deliği ile beynin yarımküreleri ve sempatik-parasempatik sinir sistemleri arasında da bir münasebet olduğu, çalışmalarla gösterilmiştir. Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanmakta, sol burun deliği açılmaktadır. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımküresinin aktivitesi artar. Sağ beyin yarımküresinin uyarılmasi,parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalb
hizimizin yavaşlamasına, tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur. Dolayısıyla kalbimiz daha az
yorulur, uykuya dalmamız daha kolaylaşır,bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar. Diğer yandan sol
tarafa yatılırsa ne olur? Solburun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burun deliğinden nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar; bu
durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalb atışlarındaki hızlanma ile kalb daha da yorulur. Bu yüzden uykuya dalma zorlaşır.
çünkü kalb atım hızının, tansiyonun,heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir.
Sol tarafımız üzerine uyumada ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır. Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır?Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün
olmadığı gibi, kalb, akciğerler ve mide bu durumda baskı altında olduğu için, ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir. Sırtüstü yatıldığında ise bu rahatsızlıklar
olmayabilir. Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir. Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir.çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır. Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçeklestirmesi biraz daha zorlaşacaktır. En faydalı ve
belki de en az zarar görebileceğimiz yatış pozisyonun; "sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma" şeklinde olduğu, yapılan araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir. Bu yatış
seklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta, hem de sindirimin
daha kolayca tamamlanması
mümkün kılınmaktadır.
|
|
|
Saliha
Yazılar: 386
      Member  |
hazırlanan tarih 06.05.2007 13:00
| IP kayıtlandı | #755 |
bilemediklerimiz o kadar çok ,ki
En uzun sure ucan tavuk 13 saniye havada kalmistir.
El tirnaklari ayak tirnaklarina oranla 4 kat daha hizli uzarlar.
Yilda ortalama 10 milyon kez goz kirpariz.
Yarasalar bir magaraya girdiklerinde once sola donerler.
Sogan dograrken sakiz cignemek goz yasarmasini onler.
Ortalama bir insan gunde 13 kez guler.
Kalbimiz gunde ortalama 100.000 kez carpar.
Thomas Edison karanliktan korkardi.
Dunyanin en eski sakizi bundan 9000 yil oncesine aittir.
Beyaz Saray"da 13092 adet catal, bicak, kasik vardir.
Ortalama bir insan, yilda 1460"in uzerinde ruya gorur.
Bir insan, omuru boyunca ortalama 35000 kurabiye yer.
Timsahlarin dilleri damaklarindadir.
Muz veya yesil elma koklamak zayiflamaya yardim eder.
Aslan kukremesi 5 mil oteden bile duyulabilir.
Bir fare, susuzluga bir deveden daha fazla dayanabilir.
Bogalar renk korudur.
Kirpiler suda batmaz.
New York"ta her gun ortalama 36.000.000 telefon gorusmesi yapilmaktadir.
Sibirya"da insanlar sutu, donmus cubuklar seklinde alirlar.
Las Vegas"taki kumarhanelerin hic birisinde saat yoktur.
Italyan bayragini Napoleon Bonaparte tasarlamistir.
Italya"nin Siena kentinde, ismi Mary olanlarin fahiselik yapmasi yasaktir.
Uzay yolculugunda tasinacak her extra kilo icin gerekli olan yakit miktari 530 kg dir.
Istokozlarin kani mavi renktedir.
Timsahlar daha derine batabilmek icin tas yutarlar.
Kalinligi ve buyuklugu ne olursa olsun hicbir kagit parcasi 7 kereden fazla katlanamaz
Suudi Arabistan"da bir kadin kocasina kahve yapmazsa bu bosanma nedenidir.
Bir köpekbaligi 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kani hissedebilir.
Insan midesi, 2 haftada bir iç zarini yenilemekzorundadir; aksi halde kendi kendini sindirir.
Bir bardak taze sampanyanin içine bir kuru üzüm atarsaniz, üzüm asansör gibi bardagin altindan üstüne, üstünden altina sürekli dolasir.
Eger agzimiza attigimiz bir seye tükürügümüz degmezse, onun tadini anlayamayiz.
Erkek peygamber devesi, disinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.
George Washington, evinin bahçesinde marijuana yetistirirdi.
Zürafa, kulagini 53 santim uzunlugundaki dili ile temizler.
Lübnan"da disi bir hayvanla cinsel iliskiye girmek serbesttir, ama erkek hayvanla yasaktir.
McDonalds"in karinin yüzde 40"i çocuk menüsü satisindan gelir.
Her insanin dilinin izi de parmak izi gibi farklidir.
Einstein, 9 yasina kadar düzgün konusamamistir. Ailesi onun özürlü oldugunu düsünmüstür.
Tarihi film Ben Hur"da çekim ekibinin fark etmedigi kirmizi bir otomobil görünür.
Her gün dogan çocuklarin ortalama 12"si yanlis anne babaya verilmektedir.
Kagit para sanildigi gibi kagittan degil pamuktan yapilir.
1950"den önce kenevir, agaç kabugu ve marijuana yapragi kullanilarak yapilirdi.
çikolatanin köpekleri öldürdügü dogrudur. Onlarin kalbine ve sinir sistemine zarar verir.
Yarim kilo kadar çikolata küçük bir köpegi öldürebilir.
Birçok ruj çesidi balik pulu içerir.
Katil balinalar köpekbaliklarinin midesine alttan torpil gibi vurarak onlari öldürür.
Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya"da yasaklanmistir. Nedeni kahramanlarin don giymemesidir.
Ketçap 1830"lu yillarda ilaç olarak satilirdi.
Insan kalbi, kani pompaladiginda yarattigi basinc ile kani 10 metre uzaga firlatabilir.
Bir domuzun orgazmi 30 dakika surer.
Basinizi surekli olarak bir duvara vurarak saatte 150 kalori harciyabilirsiniz.
Bir karinca agirliginin 50 kati agirligi kaldirabilir, 30 kati agirligi cekebilir ve zehirlendiginde her zaman sag tarafina dogru duser.
Bir hamambocegi 9 gun basi koparilmis olarak, acliktan olene kadar yasayabilir.
Bazi arslanlar gunde 50 defa ciftlesebilirler.
Sicrayamayan (ziplayamayan) tek hayvan fildir.
Devekusunun gozu beyninden daha buyuktur.
Deniz yildizinin beyni yoktur.
Kutup ayilari solaktir.
Zevk icin sevisen yaratiklar sadece insanlar ve yunuslardir.
Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
Degerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Cin şehirlerinde büyük sellere neden olacak.
Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladir.
Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarinin büyüklüğüne eşittir.
Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
insan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmaginki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
Kanada, Kızılderili dilinde "buyuk koy" anlamina gelmektedir.
ingilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
ABD"de, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin ücte biri ya hapiste ya da gözaltinda tutulmaktadır.
Ortalama bir erkek, hayatinin 3350 saatini tiraş olmak için harcar.
Gecen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
Bir kurbaga kendi uzunlugunun 350 kati kadar oteye sicrayabilir. Bu bizim bir futbol sahasinin bir ucundan bir ucuna atlayabilmemiz gibi bisey..
Unutmayin ki, biri sizi kizdirdiginda yuzunuzu asmak icin vucudunuzdan 42
kasinizi kullanirsiniz.. ( Kasim kasim kasilasin emi... )
Kamplumbağalar kıçlarından nefes alabilirler!
|
|
|
Yazılar: [1 - 31 dan 35] |
|
<< Önceki konu | Sonraki konu >> |
|
|
|
Kendine ait konu aç izinsiz, yeni konu açabilirsin.
Kendine ait yazıları değiştirebilirsin.
|
HTML kodu Kapalı
Smilies Açık
BB Code Kapalı
|
|
|
|
|
|
Radyonuz K.Yakali FM
|
|

|
|

|
|
Mesaj Kutusu
|
|
|
|

|
|
Chat
|
|
|

|
|